25 Haziran 2010 Cuma




Ne zamanlar ama....bizi şekillendiren zamanlar bunlar...sıfır noktasındaymışız gibi hissettiğimiz,hergün ölümlere,kavgalara,açmazlara uyandığımız,güneşi görmeyi beklerken,yağmurlara,hırçın havalara yakalandığımız zamanlar...kararlar,karasızlıklar,sorular,sorunlar içinde yüzdüğümüz zamanlar..."bir öyle bir böyle" zamanlar...
Dünya değişiyor ve bizde öyle..hızla hem de...hergün aynı gün gibi ama değil,hissettiğimiz şeyler aynı ama dokunuşlar farklı,hiçbirşey aynı kalmıyor ,hep böyleydi belki ama şimdi farklı olan bişey var etrafta..siz de hissetmiyor musunuz?
siz de birilerinin,bişeylerin arkanızdan ittirdiğini farketmiyor musunuz?Sıkıştığınızı hissetmiyor musunuz zaman zaman?
kızıyorsunuz,kızıyoruz,üzülüyoruz,yoruluyoruz,"yeter" diyoruz,ama yürümeye devam ediyoruz,bazen adımlarımız düşündüğümüzden daha hızlı,ayaklarımız bizi götürüyormuş gibi,bazen inadına yavaş,varamayacakmışız gibi...
Sürüklendiğinizi,birşeylerin sanki biryere ulaşmaya çalışıyormuşsunuzcasına sizi çekiştirip durduğunu hissediyor musunuz?
Bütün bunların nereye varacağı sorusu belirmeye başladı mı kafanızda yavaş yavaş..ya da var mı öyle bir yer..ya da belki herzaman sorduğunuz "neden?" sorusu artık farklı bi içerik kazanmaya başladı?...
Rüyalarınız ne alemde? =)
başağrılarınız ?
boyun ağrılarınız?
alışkanlıklarınız?
Kendinizi farklı hissetmiyor musunuz?
Havayı koklayın,bulutlara bakın,dünyanın sesini dinleyin,gezegenin sesini, özellikle geceleri...

Sonra size bir masal anlatacağım....=)




1 yorum:

  1. Güllerin rengi

    Bana güllerin renginden söz et

    rüzgârların geceleyin penceremi aşındırışından

    bir türkü söyle ki oralardan

    bana

    gide bileyim ben

    bur da karanlıkların üstüne

    yarım porsiyon bur da

    her şey

    paylaş benle paylaş ki

    çoğalsın

    gülüşlerim

    beyaz ürkek Güvercinler gibi

    kanatlansın düşlerim





    Halil Çalışkanlar

    YanıtlaSil