17 Mayıs 2011 Salı


Çocukken,denizde,en derine dalıp kum çıkarmak gibi çok "mühim" bir faaliyetimiz vardı.Yumuşacık kum avuçlarımızın içinde sımsıkı tuta tuta yukarı doğru çıkarkenki "yapabilmişlik" hissi ancak çocuk ruhlarımızın anlayabileceği birşey..
Aynı şeyi yapıyorum "büyük" ruhumla..
uzunca süredir..
kendi derinlerime dalıp avucumun içindekilerle yüzeye dönüyorum..
ama bu sefer çıkardığım şeyler çocuk zamanlardaki gibi yumuşak,ipeksi kum tadında değil...üstelik insana o "yapabilmişlik" hissini de vermiyor..uzunca süre bakakalıyorsun avucundakilere..
hatta bazen bakamıyorsun bile..atmak istiyorsun elinden hemen..
derinlerinde tuttuğun şeyleri görünce avuçlarında,şaşırasın,bağırasın,ağlayasın geliyor bazen..bazen isyan edesin geliyor..hep aynı şeyler çıkıyor bir müddet..
kızıyorsun derinlerine,hala mı bunlar diye..
Bazen yükte hafif paha da ağır kalbin avuçlarında çıkıyorsun o derinlerden..
kalbine bakakalıyorsun...
Bazen küçük bir çocuk çıkarıyorsun derinlerden..uzun,sırma saçlarıyla..pembe yanaklı..masum..pasparıl..
"çocuk" gücüne,"çocuk" kalbine,saflığına,temizliğine bakakalıyorsun...
"sen" çıkıyorsun uzundur bi de.
ısrarla..
olsun..
alıştım..
çok yol katettim..
artık avuçlarıma batmıyorsun eskisi kadar..derinlerden çıkarırken seni yukarıya doğru,külçeleşmiyor ellerim,ruhum..
ama yine de çıkıyorsun...olsun...çıkacaksın tabii..
zaten oradasın kimbilir kaç yaşamdır..
işte böyle..
derinlere dalıp çıkarabildiğim kadarını çıkarmaya çalışıyorum uzun zamandır..
ve ne kadar çok şey biriktirmişim,hayret ediyorum..
zor..kabul..ama kalan herşey yük,ve hafiflemek lazım yola devam etmek için..
daha berrak görebilmek için "ben"i ve etrafımı neyi neden yaşadığımı..
hikaye orada saklı çünkü..en derinde..
Babam birkeresinde şöyle demişti:
"Zihin bir balona benzer,ne kadar çok bilgi üflersen içine,balonun dış yüzeyi de o kadar bilinmezlikle temas edecektir"..yeni yerler keşfetmeye başlayacaksın..
ve balonunun genişlediği her an,her can gibi bilinmeyen seni korkutucak..tedirgin edicek..korkularınla yüzleieceksin..
korkuna rağmen adım atabilmekle yüzleşeceksin..
tanımlamaya çalışıcaksın..yeni parametreler oluşturacaksın..
ama herşey değişiyor,dünya değişiyor..hiç birşey sabit kalmıyor hayatta..
parametrelerin de değişecek..
Akmalısın..katılaşmamalısın..
Katılaşmamak için,içinde biriktirdiğin,artık işine yaramayan herşeyi,bütün posaları dışarı çıkarmalısın..
yorulmadan,yılmadan en derinlere dalarak avuç avuç temizlemelisin içini..
ki kalbin,o muhteşem ışığıyla öyle bir parlasın ki,evrenin diğer ucundan görülebilsin diğer kalplerce..
yolumuz apaçık olsun..


2 yorum:

  1. YODELEEEHİİİHUUUUUU!
    Ne şanslısın, ne güzeldir o biriktirilenleri avuç avuç tırnak tırnak kazmak derinlerden. Kanatır acıtır akar coşar kokar. Ama bilirsin 3 gün dizlerinin üzerinde sürünerek ağladıktan sonra 4. Gün gökkuşağının seni karşılayacağını...
    Ahh be ne güzeldir....
    HOOOOOO!

    YanıtlaSil
  2. bir yol gostericimiz olan tek ihtiyacimiz... bazilarimiz halen bekler bikmaada, ussanmadan, uzuntuler ile kederler ile caresizlik icinde, kalbinde sonmeyen kucucuk bir umut isigi yanar uyanacagi gun icin...

    YanıtlaSil